DOLAR 8,6574
EURO 10,1661
ALTIN 492,955
BIST 1388,05
Bodrum Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bodrum 32°C
Az Bulutlu

Planlar iptal edildi

Planlar iptal edildi
15.03.2021
1.372
A+
A-

Muğla 2.İdare Mahkemesine Şehir Plancıları Odası tarafından açılan, Mar Gayrimenkul Yatırım Tic A.Ş. ve Mustafa Er’in müdahil olarak yer aldığı davadan karar çıktı.

Davada ikiye karşı bir oyla Yalıçiftlik ve Yalıkavak’ta imar planları iptal edildi.

İptale gerekçe gösterilen mahkeme kararı şöyle;

DAVANIN ÖZETİ :

Davacı Şehir Plancıları Odası tarafından; 25.10.2013 tarihinde Bakanlık Makamı’nın 16516 sayılı Olurları ile onaylanan Muğla-Bodrum-Yalıkavak Beldesine ait sit alanları hariç 3038 hektar büyüklüğündeki alanı kapsayan revizyon+ ilave 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının askı sürecindeki itirazları sonucunda yapılan değişikliklerle 20/08/2014 tarih ve 13530 sayı ile onaylanan 1/5000 ölçeki nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının; Çevre ve Orman Bakanlığınca 09.03.2011 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli Aydın-Muğla-Denizli Çevre Düzeni Planı Revizyonu ve 07.02.2013 tarih ve 2359 sayı onaylı Muğla Bodrum – Yalıkavak beldesi 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planının kararlarına aykırı olduğu, plan değişikliklerinin çok önemli deniz ve kara ekosistemleriyle, çok zengin bir orman flora ve fauna, birinci sınıf tarım arazileri, Akdeniz Foku yaşam alanları, yöreye özgü zeytinlikler, mandalina bahçeleri vb. birçok değeri yok edecek nitelikte olduğu, bölge bazında korunması gereken bölgeleri, ekosistemleri, ekolojik varlıkları gösteren ekolojik amaçlı bir plan olması gerektiği, söz konusu alanların yerleşim alanlarına dönüştürüldüğü, davaya konu planlama alanının; Akdeniz’de Özel Koruma Alanları ve Biyolojik Çeşitliliğe ilişkin Protokol gereğince ‘Önemli Doğa Alanı’ olduğu, sözleşme gereği Önemli Doğa Alanı Bölgesinde yapılacak çalışmalarda ekolojik dengeyi koruyucu duyarlılık gösterilmesi gerektiği ve ‘Sıfır Yok Oluş Alanları’nda, Çekirdek Bölge, Tampon Bölge, Geçiş ve Gelişme Bölgelerinin belirlenmesinin zorunlu olduğu, bölgenin doğal özellikleri gereği turizm bölgesi ilan edilmesinin BERN Sözleşmesi(Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma )ne de aykırı olduğu, ‘yabani flora ve faunanın korunmasında, hükümetlerin ulusal amaçlarında ve programlarında dikkate alınması’ gerektiği, kararın, Dünya Kültür ve Tabiat Mirasının Korunması Sözleşmesi’ne de aykırı olduğu, bölgedeki mevcut tesislere su yetmediğinden izinsiz artezyen kuyulardan emniyetli verim haddini aşar su çekilip satılması nedeniyle yarımadada yer altı sularının kıyılardan karaya doğru tuzlanmaya başladığı ve bölgenin yeraltı sularının korunması için tüm yarımadanın DSİ tarafından kapalı bölge ilan edildiği, Büyük golf alanlarının planlara yerleştirilmiş olması ve ucuz turizm anlayışıyla çok fazla insanın bölgeye gelmesi sonucu mevcut su sıkıntısının çok daha fazla artacağı ve bölgeyi kısa zaman sonra susuz bir alana dönüştüreceği, planın Bakanlıkça aylardır onaylanmayı beklerken, bütüncül plandan uzak ve parçacıl olarak sadece bir yerleşmeyi kapsayan, kamu yararı taşımayan tamamen ranta yönelik olarak onaylanmasının mevzuata ve hukuka aykırı olduğu, üst ölçekli plan kararları çerçevesinde Muğla ilinin bütüncül olarak hazırlanan 1/25000 ölçekli çevre düzeni planının onayı beklenirken parçacı bir şekilde Yalıkavak Beldesinin sit alanları hariç planının onaylandığı, planın yürürlükteki üst ölçekli planla uyumsuz plan kararları ve plan hükümlerinin (emsaller, yapılaşma koşulları, ifraz koşulları vs.) üretildiği, 1/100.000 ölçekli planda ağaçlandırılacak alan olarak planlanmış alanların, dava konusu çevre düzeni planında kentsel yerleşme ve gelişme alanı olarak kullanıma açıldığı, Tilkicik burnunda ve Azmak tepenin güneyinde üst ölçekli planda büyük kentsel yeşil alan olarak planlanan alanların, dava konusu çevre düzeni planında turizm alanı olarak planlandığı, üst ölçekli planda mera alanı, makilik fundalık alan ve tarım alanı olarak planlanmış birçok alanların, dava konusu çevre düzeni planında kentsel gelişme alanı olarak planlandığı, plan raporunda yerleşmenin son dönemde artan konut talebi ve nüfus artışı ile birlikte hızlı bir değişim ve gelişim sürecine girdiği, aynı raporda yer alan

T.C.MUĞLA

  1. İDARE MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/1523 KARAR NO : 2021/96

TUİK nüfus verilerine göre 2000-2010 yılı arasındaki 10 yıllık nüfus artış miktarının yaklaşık 3000 kişi olduğu, dolayısıyla nüfus artış hızının ve artan konut talebinin bu kapsamda tutarsızlık gösterdiği,1/100.000 ölçekli planda kesin yapılaşma yasağı olan alanlarda (Doğal ve Ekolojik Yapısı Korunacak) Ekolojik Tarım vb. kararlarla yapılaşmanın önünün açıldığı, Alanın doğu sınırında halihazırda var olan sanayi yapısını korumayı amaçlayan, plan bütününden bağımsız ve parçacıl sanayi lekesini koruyan plan kararının, bölgenin karakteri ile bağdaşmadığı ve Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı Revizyonu Plan Hükümlerinin 7. Genel hükümler 7.23. maddesinde yer alan ‘Bu planın onayından önce, kentsel yerleşme alanları içinde veya dışında yer seçmiş ve mevzuata uygun olarak onaylanmış imar planı bulunan münferit sanayi alanlarında, mevcut plan koşulları geçerli olup bu alanlarda yoğunluk artışı ve sanayi türü değişikliği getirecek plan değişikliği/revizyonu ve tevsi yapılamaz. Sanayi kullanımının ekonomik ömrünü doldurmasından sonra, bu alanlarda, kentsel yerleşim alanı kullanımı yer alabilir.’ hükmü ile üst ölçekli planın amaç, kapsam ve planlamanın genel hedeflerine aykırı olduğu, üst ölçekli planlarda Önemli Doğa Alanı olarak belirlenen ve kıyı ile bütünleşen bölgenin plan onama sınırı dışında tutulmasının planlama ilkelerine aykırı olduğu, özellikle kıyıya yüklenen Turizm Tesis Alanları ve Günübirlik Tesis Alanları kararları ile etkileşiminin göz ardı edildiği, kıyı ile ilgili kararların tamamen bu planın dışında ve planın denetim mekanizmasının dışında bırakıldığı, 1/5000 ölçekli Nazım ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planına ait yeni bir jeolojik ve jeoteknik Etüt raporu hazırlanmadan plan onaylanmasının yapıldığı, planın, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğin usul ve esaslarına, şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına uyulmadığı, kamu kurum ve kuruluşlarının görüşünün alınmadığı, 1/100.000 ölçekli plan görüşlerinin plan altlığında yer aldığı ileri sürülerek iptali istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ :

Usulden, davanın süre aşımından reddi gerektiği, esastan ise, planların bir üst ölçekli planının en son 01/08/2013 tarihinde onanan 1/25.000 ölçekli Muğla- Bodrum- Yalıkavak Bölgesi Çevre Düzeni Planı olduğu, kıyı ve sit alanları ile bu alanların dışındaki alanların bir bütün olarak planlanmasının zorunlu olduğuna dair üst ölçekli planlarda şart getirilmediği gibi, imar mevzuatında buna ilişkin hüküm olmadığı, kıyı-kenar çizgisinin deniz tarafındaki kıyı alanları ve sit alanları gibi gerek sahip olduğu özellikler ve koruma statüleri gerekse yapılacak plan çalışmalarının ve onay mercilerinin farklı olması nedeniyle plan kapsamına dahil edilmediği, planlama çalışmalarında gerekli araştırma- analiz çalışmalarının yapıldığı, ilgili kurum- kuruluş görüşlerinin alındığı, doğa alanı, sıfır yok oluş alanı ile ilgili kanuni düzenlemenin olmadığı ancak bu hususlara duyarlılıkla ilgili olarak planlama çalışması yapıldığı,planda küçük sanayi sitesi olarak belirtilen kullanımın üst ölçekli planlara aykırı olmadığı, planda gösterilen mutlak, dikili tarım alanları ile zeytinlik vasıflı tarım alanlarının korunmasının esas olduğu, söz konusualanlarda getirilen yapı hakkının oldukça düşük olduğu, davacı tarafın tarım alanları ve doğal ekolojik yapısı korunacak alanların yapılaşmaya açıldığı iddiasının yersiz olduğu, Dağbelen köyü civarı alanların dava konusu planlar dahilinde olmadığı, plan kararları ile nitelikli yapılaşmanın sağlanmasının, doğal yapının ve siluetin bozulmasının engellenmesinin amaçlandığı, ilgili tüm kurum ve kuruluşlardan görüşlerin alındığı, planların imar mevzuatına, şehircilik ve planlama ilkelerine, hizmet gereği ve kamu yararına aykırı bir yönünün bulunmadığı, haksız açılan davanın reddi gerektiği savunulmuştur.

DAVALI İDARE YANINDA MÜDAHİL TARAFLARIN SAVUNMASININ ÖZETİ:

Sadece müdahale dilekçeleri verilmiş olup; ayrıca savunma dilekçeleri verilmemiştir.

Muğla 2. İdare Mahkemesince, Mahkememizin 22/12/2015 Tarih, E:2014/1337,T.C.

MUĞLA 2. İDARE MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/1523

KARAR NO : 2021/96

K:20151328 sayılı kararının Danıştay 6. Dairesinin 30/01/2017 tarih, E:2016/2999, K:2017/474 sayılı kararıyla bozulması ve buna karşı süresi içinde kararın düzeltilmesi yoluna başvurulmaması üzerine bozma kararına uyularak verilen bekletme kararı kaldırıldıktan sonra dava dosyası yeniden incelenerek işin gereği görüşüldü:

3194 sayılı İmar Kanunu’nun 5.maddesinde; “Nazım İmar Planı; (Değişik:29/11/2018-7153/10 md.) varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plandır” şeklinde tanımlanmıştır. Uygulama İmar Planı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plandır.” şeklinde “Çevre düzeni planı; (Değişik:29/11/2018-7153/10 md.) varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve stratejilerine uygun olarak yerleşim, gelişme alanları ve sektörlere ilişkin alt ölçek planlarını yönlendiren genel arazi kullanım kararları çerçevesinde ilke ve kriterleri belirleyen, bölge, havza veya il bütününde hazırlanan, plan hükümleri ve raporuyla bir bütün olan plandır.” şeklinde tanımlanmıştır.

Aynı Kanun’un imar planlarının hazırlanması ve yürürlüğe konulması başlıklı 8.maddesinin (b) fıkrasında; “İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir.

Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır.” hüküm altına alınmıştır.

Mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; imar planı; insan, toplum ve çevre ilişkilerinde kişi ve aile mutluluğu ile toplum hayatını yakından etkileyen fiziksel çevreyi sağlıklı bir yapıya kavuşturmak, yatırımların yer seçimlerini ve gelişme eğilimlerini yönlendirmek ve toprağın koruma kullanma dengesini en rasyonel biçimde belirlemek amacıyla hazırlanır.

İmar planlarının yargısal denetimlerinde de yukarıda yer alan hususlarla birlikte, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı açısından plan veya plan tadilatının hukuki ve teknik yönden imar mevzuatına uygun olup olmadığının incelenmesi söz konusu olacaktır.

Dava dosyasının incelenmesinden; Muğla ili, Bodrum ilçesi, Yalıkavak Mahallesine ilişkin 25.10.2013 tarihinde Bakanlık Makamı’nın 16516 sayılı Olurları ile onaylanan Muğla-Bodrum-Yalıkavak Beldesine ait sit alanları hariç 3038 hektar büyüklüğündeki alanı kapsayan revizyon+ ilave 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının askı sürecindeki itirazları sonucunda yapılan değişikliklerle 20/08/2014 tarih ve 13530 sayı ile onaylanan 1/5000 ölçeki nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İmar planları arasında bir hiyerarşi düzeni kurulmuş olup 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının ve 1/5000 ölçekli nazım imar planlarının bir üst plana aykırı olamayacağı açıktır.

Uyuşmazlık konusu olayda, Mahkememizin 18/01/2018 tarihli ara kararıyla, “Davaya konu planların üst ölçekli planları olan, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 07/02/2013 tarihinde onaylanan Muğla-Bodrum-Yalıçiftliği 1/25.000 ölçekli İlave-Revizyon Çevre Düzeni Planı ile 26/12/2012 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli Aydın-Muğla-Denizli Çevre Düzeni Planı Revizyonu değişikliğinin iptali istemiyle Danıştay 6.Dava Dairesinin E:2013/9073 sayılı dosyasında açılan davada verilecek karar, işbu davanın sonucunu doğrudan etkileyecek nitelikte bulunduğundan, anılan dava dosyasında karar verilinceye kadar; bakılan davanın bekletilmesine” karar verilmiş olup, beklenilmesine karar verilen Danıştay 6.Dava Dairesinin E:2013/9073 sayılı dosyasında 24/02/2020 tarih ve K:2020/2277 sayılı kararla davaya konu planların üst ölçekli planları olan, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 07/02/2013 tarihinde onaylanan Muğla-Bodrum-Yalıçiftliği 1/25.000 ölçekli İlave-Revizyon Çevre Düzeni Planının iptaline karar verildiği görülmektedir.

T.C. MUĞLA 2. İDARE MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/1523 KARAR NO : 2021/96

Bu durumda; dava konusu planların dayanağını oluşturan üst ölçekli plânın Danıştay kararıyla iptaline karar verilmesi ve bu yönü ile de plan hiyerarşisi gereği olarak 1/1000 ölçekli ve 1/5000 ölçekli planın üst ölçekli planlara uygun olma şartının kaybedilmiş olması karşısında, hukuksal dayanağı ortadan kalkan davaya konu 1/5000 ve 1/1000 ölçekli revizyon ve ilave imar planlarının hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle; Dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.