DOLAR 9,6167
EURO 11,1836
ALTIN 557,499
BIST 1492,47
Bodrum Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bodrum 25°C
Parçalı Bulutlu

Erol Ağan vefat etti

Erol Ağan vefat etti
02.03.2021
538
A+
A-

Bodrum’un bir değeri daha aramızdan ayrıldı.

Bodrum’un yaşayan son Gulet ustalarından Erol Ağan ( Çolak Erol ) 85 yaşında yaşlılığa bağlı rahatsızlığı dolayısıyla vefat etti.

Giritli bir ailenin çocuğu olarak Bodrum’da doğan Erol Ağan 4 erkek çocuk sahibiydi.

Oğlu Erdem Ağan babasının vefatıyla  ilgili olarak  sosyal medya sayfasından yaptığı paylaşımda şu açıklamaya yer verdi.

“Babamız Erol AĞAN saat 4 sularında Hakk’a yürümüştür. Cenazesi bugün (Salı) ikindi namazını takiben Uğur (Kumbahçe) Camii’nde kılınacak namazın ardından Türbe Mezarlığı’na defnedilecektir. Tüm sevenlerine duyurulur.

Ağan ailesine başsağlığı ve sabırlar diliyoruz.

****

Erol Ağan kimdir ;

BODTO Mavi dergisi için Ayşe Özer tarafından gerçekleştirilen bir Erol Ağan röportajı

1936’da Bodrum’da doğdum, Bodrum’da büyüdüm. Aslımız Giritli. Ailem hep denizci… Dedem çok büyük kaptandı, ünlü Derviş Kaptan, ticaretle uğraşırmış. Büyük kadırgalarıyla İngiltere ve birçok Akdeniz ülkesine taşımacılık yaparmış. Babam da aynı mesleği seçmiş. Aile denizci olunca bir başka meslek düşünemedim. İzmir’de askerliğimi yaptım, havacı olarak. Bıyıklarım henüz terlemiş, genç bir delikanlı olarak askerden döndüğümde, ahşap tekneler yapan meşhur Ziya Usta’nın yanında çalışmaya başladım. Aradan henüz 2 ay geçmemişti ki o kazayı yaşadım. Sağ kolumu kayışa kaptırdım. Kayış koluma dolandı, Koluma dolanan kayış, canımdan bir parçayı; kolumu koparıp götürdü ama yüreğim yine denizde, teknelerde kaldı. Herkes bana “sen bu işi bırak, bakkal dükkanı aç, otur” dedi. Kazadan 1 sene sonra yine elime aldım baltayı, geçtim ahşap teknelerin başına. Ustanın başyardımcısı oldum. Ben hiç sol elimi kullanmazdım, ama bu kazadan sonra alıştım işte. Aradan 50 sene geçti, sol elimle doğru düzgün adımı yazamam, ama keser sallamaya bayılırım.

Bugünkü Yettigari Bar’ın olduğu yerde tekne imal etmeye devam ettik. Orada bir mini tersane yarattım. Kalenin duvarlarına kadar uzanıyordu. Sonra ben büyüdüm, yüreğim büyüdü… Mekanlar da dar gelmeye başlamıştı artık. Kendi tersanemi kurmaya karar verdim. İçmelerdeki, bugünkü Ağanlar Tersanesinin olduğu yeri, işte tam bulunduğumuz yeri buldum, yıl;1970…

İçmeler Mevkii’nin tersane için uygun yer olduğuna inanınca, yavaş yavaş çevremdeki arsaları satın almaya başladım, alanı genişlettim. “Deli dağlara çıktı” dedi kimileri. Ama ben meslektaşları topladım, birçok insana yer aldırdım. Sonunda ‘Tersaneler Diyarını’ kurdum. Buranın yaratıcısı benim. Bunun delilik mi yoksa akıllılık ve ileri görüşlülük mü olduğunu bugün İçmeler koyunda koca bir sanayi bölgesi olarak uzanan alan gösteriyor zaten herkese. Ahşap tekne imalatından, boya, bakım ve onarıma kadar her türlü işi yapıyoruz burada.

Yaz ayları boyunca turistlere hizmet veriyor ve bu yorgun tekneler, kış aylarında burada bakım-onarımdan geçip, yeni bir güzellikle sulara indirilmeye hazırlanıyorlar. Artık gençler işi devralıyorlar. Tekne imalatında çok kolaylıklar çıktı şimdi. O günlerde biz omurgaları, elimizde baltayla düzeltirdik. Bugün hızarlar yapıyor bu işi. Hatta ağaçlar biçilmiş halde geliyor elimize…

Bir tekne imal ettiğimde nasıl bir mutluluk duyduğumu bir bilseniz… Şöyle karşısına geçer, eserine bakarsın ve gurur duyarsın. En güzel tekneleri ben yapıyorum dersin. Bana hep soruyorlar; “en güzel tekneleri ben yapıyorum diyebilir misiniz?” diye… İnan ki, bunu ben değil başkaları söylüyor…

Ben babamı kaybettiğimde 11 yaşındaydım. İlkokulu, Cumhuriyet İlkokulunu bitirdikten sonra hep çalıştım. Annemle iki kız kardeşime bakmam lazımdı. Annem de dikiş, örgü, nakış yapardı. Benim diplomam yok biliyor musun? Ben mezun olduktan bir süre sonra okul yandı, sonradan çocuklarda uğraştılar diploma kayıtlarını bulmak için ama herhalde yangında gitti.

Dört oğlum var; Mazlum, Fatih, Cem ve Erdem Ağan. Mazlum Tersane’deki sağ kolum. Şu an Ağanlar Tersanesi A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı sürdürmekte. Küçük oğlum Erdem ise ABD’de Gemi İnşa Mühendisliği’ni bitirdikten sonra İngiltere’de Yat Dizayn tahsilini de bitirdi ve iki seneyi aşkın süredir şirketin mühendislik ve tasarım işleriyle ilgileniyor. Dişimle-tırnağımla var ettiğim, bir kolumu kurban verdiğim bu sanayi devini, çocuklarım yaşatacak, hiç kuşkum yok…

“Guletlerin Babası” birkaç yıl sonra belki köşesine çekilecek. Ama eminiz dilinde ve gönlünde hep deniz türküleri olacak… Pruvan neta olsun…

Kaynak BODTO

Röportaj : Ayşe Özer

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.