Türk Ülkesinde Türkçeyi Cezalandırmak - BODRUM KAPAK HABER

Türk Ülkesinde Türkçeyi Cezalandırmak

12625 kez okundu

 Eğer cep telefonu kullanıyorsanız ve gönderdiğiniz kısa iletilerde (SMS) Türkçe harfler kullanıyorsanız; gönderdiğiniz mesaj kısa bile olsa, sanki daha fazla sayıda mesaj göndermiş gibi ücret ödüyorsunuz. Genel bir belirtimle, Türkçe harfleri kullandığınız için 2 katı para ödüyorsunuz.
Bu durum, gerekçesi, nedeni ya da mazereti ne olursa olsun
“Türk ülkesinde Türkçeyi cezalandırmak”
sözcüklerinin dışında başka bir şekilde açıklanamaz.
.
Olayın teknik boyutu ise daha farklı. Dünyada çok sayıda alfabe ve bunlarda birbirinden farklı pek çok karakter (birbirinden farklı harf, sayı, simge, noktalama işaretleri vb.) var.
GSM (kabaca cep telefonu) alfabesinde için özel olarak hazırlanan alfabede yazlnızca 128 karakter bulunmakta ve bunların içinde Türkçe'deki “ı, ğ, ş, İ, Ğ, Ş” harfleri bulunmamaktadır.
“ç, ö, ü, Ç, Ö, Ü” harfleri diğer dillerde de olduğu için bulunmaktadır.
.
Yurttaşlarımız daha fazla ücret ödememek, firmalar maliyet azaltmak düşüncesiyle bu harfleri kullanmaksızın yazışmaya çalışıyor. Sonra da diyroruz ki; "Tüekçemiz neden dejenere oluyor.
Dolayısıyla da güzelim Türkçemiz rahmetli Oktay hocamızın sözcüğü ile Tarzanca olup çıkıyor.
Acaba öz dilini bu şekilde yozlaştırmaya, başkalaştırmaya meraklı ya da kabullenici bizden başka bir toplum var mıdır?
Diğer yandan fırmaların (özellikle) sayın yöneticileri de maliyet azaltmak uğruna Türkçeyi bu denli yozlaştırdıklarının farkında değiller mi?
.
Bu harflerin (karekterlerin) olmaması Türkçe’de çok ciddi sıkıntılara yol açar.
Bir örnek verelim; “sıkılmış portakal suyu” ya da “beni sık sık görmeye gel” ibaresinde “ı” harfleri (karakterleri) yerine “i” harflerini yazın bakalım ne olacak?
Doğal olarak bu örnekleri çoğaltmamız olasıdır.
.
Şükürler olsun Allah’a büyük kurumların (bankalar, hastaneler, belediye iştirakleri, büyük kurumlar vb.) hemen hiçbirinden benim adımı soyadımı doğru yazarak gelen bir kısa iletiyi henüz almadım.
Almadım ama halen türkçe harflerin kullanımıyla ilgili savaşıma devam ediyorum.
.
Benzer şekilde kullanamadığınız ya da maliyet azaltma uğruna kullanmadığınız Türkçe harfler nedeniyle Türkçe değil rahmetli Oktay SİNANOĞLU hocamızın dediği gibi, “TARZANCA” yazar, konuşur olduk.
.
Geçmiş yıllarda Ulaştırma Bakanı (Binali YILDIRIM) konuyla ilgili bir açıklama yapmıştı.
Bakanın yanıtı şöyleydi.
“Bazı cep telefonlarında Türkçe karakter uyumsuzluğu var.
Türkçe karakter kullanıldığında teknik bir sorun dolayısıyla, bu mesajlar iki veya üçe bölünerek gönderiliyor. Bu durumda da ücret faturalara iki üç kat olarak yansıyor.
Uyumsuz cihazların ithalatı durdurulacak”.
.
Neden daha önceden düşünülmediği anlaşılamamıştır.
Bakana gelen kadar çok fazla insanın bu konuda sorumluluğu vardır.
.
Türkçenin kullanılamama sorunu, internet uygulamalarının çoğunda, web sitelerinin adlarında (Türkçe harf kullanılan Alan adı alamazsınız. Alanlar varsa bunlar "mış gibi yapanlardır.")
dosya ya da klasör isimlerinin verilmesinde vb. işlem ve uygulamalarda da bulunmaktadır.
Neden vaktinde gerekli çabalar gösterilmez ve TeknolojideTürkçe kullanımına gerekiş ve yeterli önem verilmez, anlaşılır gibi değildir.
.
Vaktinde gerekli önlemler alınsa, bugün bunlar yaşanmazdı ya da olmazdı.
Sorun çoktan çözümlenmiş olurdu ya da sorun oluşmasına meydan verilmezdi.
Bu konulardaki sorunlar halen çözülmüş değildir.
.
Cep telefonu kullanımının bu kadar yaygın olduğu ülkemizde ki; neredeyse nüfusun iki katı kadar telefon satılmış ve aralıksız olarak da yeni modelleri kapışılmak durumundayken, bu konuya itiraz edip ayağa kalkan, isyan eden bir Allah’ın kulunun olmaması da çok acı vericidir.

Halkımızın da umurunda değil, zaten bu gidişle yakında Türkçeyi de unuturlar.
Çünkü eğitim sistemimiz çoğunlukla ya da büyük oranda İngilizceye dönmüş durumdadır.
Bu duruma getirenleri, uygulayanları ve bu duruma göz yumanları Allah’a havale ediyorum..

Özellikle, yeni teknolojileri içeren aygıt ya da donanımların kullanımında Türkçe Harflerin kullanılmasını engellemek ya da zorlaştırmak ya da farklı bedel ödetmek, bir anlamda Atatürk’ün bizzat oluşturduğu
ya da tasarladığı abeceyi (ki bunun çok özel bir anlamı da vardır) yok etmek projesi de olabilir diye düşünüyorum.

Ne yazıktır ki; Türkçe harflerin kullanılamaması nedeniyle Tarzanca’yı kullanmak yoluyla Türkçeden özellikle İngilizceye kayış isteklendirilmiş olmaktadır.
GSM operatörü şirketler bu durumu hiç mi hiç umursamamaktadırlar.
Nasıl olsa haklı ya da haksız da olsalar Türkçe harf kullananlardan parayı katlayarak alıyorlar.
Bu durum, “Bana ne! Türkçeyi kullanma o zaman!” demek değilse, ne demektir?
Böyle sorumsuzca bir davranış olamaz.
Tepkisiz kaldıkça büyük şirketler böyle davranmaya daha çoooook devam ederler.
.
Özellikle gençler arasında çoğunlukla da yeni teknoloji içeren aygıtlarla yaptıkları iletişimi gözlemlediniz ya da hiç dikkatinizi çekti mi?
Bu iletişime Türkçe falan denmez, denemez.
Dense dense “TARZANCA” denir.
..
Devleti yönetenler GSM operatörü olan şirketlere doğrudan müdahale etmezler.
Ancak tavsiye de bulunabilir ya da bu yöndeki uygulamalarla ilgili olarak yeni koşullar koyabilirler. Böylece sorun, çok daha kolay bir biçimde çözülebilir.
Bu durum telefonun kendisinden kaynaklanıyorsa gerekli düzenleme ya da düzeltme yapılmadan telefonun (ve diğer yeni teknoloji içeren donanımların) ithalini (dışalımını) yaptırmasalar gene sorun düzelir.
.
Medyada dolaşan bilgilere göre; cep telefonlarının gelişmeye başladığı 1998 yılında kısa adı ETSI olan Avrupa Telekomünikasyon Standartları Komitesi (European Telecommunications Standard Institute), cep telefonu aygıtlarında ortak alfabeyi belirlemek için Fransa'nın başkenti Paris'te toplantı düzenler.
Ortak alfabeye her ülke kendi özgün karakterlerini koymak için kıyasıya mücadele etikleri sırada
“Türk heyetinin şehir turu” yaptığı iddia edildi.
Daha sonraki dönemde Türkçe'de yer alan farklı 6 harfin GSM alfabesinde yer alamadığı ortaya çıktı. Öneriler arasında Çince, Japonca, Arapça, İbranice ile Avrupa ülkelerinde kullanılan farklı karakterler bile yer aldı.
Verilen önergelerin tamamına yakını kabul edildi ve o günden sonra cep telefonları bu alfabelerde mesaj yazmaya uygun üretildi.
Bizden başka dil sorunu olan hemen hemen hiçbir ülke olmadığı için; bu konuda çözümü nasıl sağladıklarını soracağımız ülke de yok.
.
Sorunu kendi içimizde çözmek zorundayız.
.
ÖNERİLERİM
-----------------
.
1 – Tarzanca yazılan kısa mesaj gönderim işine son vermek ya da hiç kullanmamak. Bu tür kullanımları, (gelen sözcükleri) gerekçe ne olursa olsun kendi çocuğundan gelmiş olsa bile reddetmek.
.
2 - Uygulanabilirse, kurumlar üzerinde oluşacak sosyal baskı nedeniyle GSM operatörleri bu konuya çözüm getirmek konusunda daha duyarlı olabilirler.
Neticede kar etmek durumunda olan kuruluşlardır.
Müşteri kaçırıp itibar kaybı yaşamak istemezler.
.
3 – Gerçekleşmesi en kolay, hemen uygulanabilir ve barış içinde çözüm (mahkeme vs. gerek kalmadan) sağlayacak yol ise; GSM firmalarının SMS hizmet bedelini arttırmadan, aynı bedel karşılığında iki katı sayıda SMS göndermek olanağını sağlamalarıdır. Böylece herhangi bir sorun kalmadan, Türkçenin yozlaşmasına meydan vermeden ve başka sorunlar yaşanmasına neden olmadan sorun kolayca çözüme kavuşturulmuş olacaktır.
.
4 – Yaşanılan bu sorunun iki ana noktası var.
A – SMS lerde Türkçe harf kullanım sorununun devlet
birimleri, bankalar, büyük kurum ve kuruluşlar vb.
tarafından da umursanmamış olmasıdır.
.
B – İnsanlarımızın da giderek Türkçemizi umursamaz
oluşlarıdır. Tarzanca yazımın fazlaca kanıksanmış,
kabullenilmiş olması nedeniyle geleceğin kararıyor
oluşunun bizler tarafından ayırt edilemediğidir..
.
5 – Bugünün hemen tüm teknolojilerini kullanırken Türkçe harflerin kullanımı sıkıntılı ve sorunlu konudur. Kim ne derse desin, nasıl derlerse desinler, mazeretin ne olduğunu ya da yapılması gereken şeylerin neden yapılmadığını, yapılamadığını inceleyerek bu konuda görev almış hemen herkesin hesap vermesinin sağlanması gereklidir.
.
6 – Türkçe harf sorunu yaşanan tüm uygulamalara (örneğin, çoğunlukla büyük kurumlardan gelen kısa mesajlara) demokratik tepkiler verilmeli, ortaya konmalıdır.
.
7 – Türkçe kullanımına daha fazla hassasiyet gösterilmesi konusunda insanları bilgilendirmek, onlarda farkındalık yaratmak çok yararlı olacaktır.

SONUÇLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
-------------------------------------------------
Kullanıcıların büyük çoğunluğu, bu kadar karmaşık ve de yalnızca uzmanlarının anlayabileceği bir konuyu ya anlayamayacak ya da değerlendiremeyeceklerdir.
Ayrıca her teknoloji içeren aygıtı ya da donanımı alan insanın bu kadar teknik ayrıntıyı incelemek zorunda kalması beklenemez, beklenmemelidir de.
.
Sorunun GSM operatörlerinde mi, yoksa cep telefonu üreticilerinde ya da satanlarda mı olduğu da kullanıcı açısından hiç önemli değildir.
Ayrıca kullanıcının sorumluluğunda da değildir.
Devletin yetkililerinin ve ilgililerinin yeni teknoloji içeren donanımlar ülkemize getirilirken (dışalım yapılırken) bu kadar duyarsız kalmalarını anlamak kolay bir şey değildir.
.
İlk bilgisayar vb. donanımların Türkiye’ye getirildiği ardından internet olanaklarının ortaya çıktığı dönemlerde, Türkçe harf kullanılması konusunda, tüm uyarılara rağmen yeterli özenin gösterilmemesi ve gerekli çabaların harcanmaması nedeniyle, halen bu sorunlar devam etmekte olup ikinci sınıf ülke durumuna düşürüldüğümüzü artık birileri görmelidir.
.
Bu sorunun en kestirme çözümü şudur:
GSM operatörleri fiyatlarında hiç oynama yapmadan aynı paraya 2 katı sayıda SMS gönderme hakkı vermelidirler.
.
Aksine davranmaları ve önerileni yapmamaları durumunda yakın bir gelecekte ağır maddi ve manevi bedeller ödemek zorunda kalabilirler.
.
Anlatmaya çalıştığım durum "ayıplı hizmet satmaktır".
GSM operatörü olan şirketler, kullanıcıların Tüketici Hakem heyetine başvurmaları durumunda kaçınılmaz biçimde “ayıp oranında bedel indirimi” ödemek zorunda kalacaklardır.
.
Bilindiği gibi, bankalardan kredi kullanan kişilerden daha önce dosya masrafı vb. adlarla kesilmiş olan paraların geri ödenmesi işlemleri halen sürmektedir. Hakem heyetinin bu konudaki gerekçelerini okumanızda yarar vardır.
Doğal olarak, bu da ciddi bir maliyet ve iş yükü demektir.

Kalın sağlıcakla,

Gazi GÜDER
Bil. Yük. Müh.

02 haziran 2017


Haber Ara

© 2019 bodrumkapak.com - Her Hakkı Saklıdır.

Cevat Şakir Cad. No:106/3 2.Kat Bodrum-Muğla
0252 316 04 03 / bodrumkapak@gmail.com